15 Mart 2015 Pazar

Emrah Serbes



Ben de bu adamı büyük çoğunluk gibi Behzat Ç’den sonra okumaya başladım. Bir kitap okudum hayatım değişti derler ya, benim değişmedi tabikii. Ama uzun yıllardır ihtiyacım olan bir dost kazandım.  Türkiye’de hep aynı yerlerde farklı zamanlarda dolaşmışız. Aynı pencereden bakmışız dünyaya. Ben Yalova’da büyüyüp İstanbul’a  ordan da Ankara’ya bir yaşam mücadelesine girmişken, Aynı şehirlerde onun da dolaştığını farkettim önce. Sonra satır aralarında çocukluğumun o çok özlediğim sokaklarını buldum. Sonra mücadelesini farkettim. Bir hata yaptık gazına geldik, Ankara’ya geldik ama iyi tasvir etmişsin Ankara’yı diyecek birşeyim yok.

Hayatta hep içimde uktedir Sabahattin Ali ile aynı dönemde yaşayamadım, erken ayrıldı daha fazla kitabını okuyamadım. Ama bu adamı okudukça kendimi şanslı saymaya başladım. Benim de dönemimde benimle aynı duyguları paylaşıp yazıya döken birileri var diye. Ankara bana iyi gelmedi, beni giderek yok etmeye başladı Ankara, kimsem yok şu aralar Emrah Serbes’ten başka. Ne zaman umutsuzluğa düşsem satırlarında teselli bulduğum biri var artık. Bu yüzden Deliduman’ı dört gözle beklemiştim. Beklediğime de o kadar değdi ki. Gezi’yi yıllar sonra o kitaptan hatırlayacağımızı biliyorum ve kendine özgü o diliyle bir olay bu kadar etkileyici bir romana dökülebilirdi. Abarttığımı düşünenler olabilir ama alın okuyun, beğenmezseniz de almış olun bu adam daha çok yazsın ne olur
Memleket hasretime, yalnızlığıma, eski dost özlemime herşeyime iyi geliyor bu adam, büyüdüğüm sokakları anlatıyor, çocukluğumu hatırlatıyor, gitmiş kadar oluyorum Yalova’ya. Yalniz tek sorun o kadar yillik Yalovaliyim ayni yerlerde dolaşmışız ayni sokaklarda buyumusuz de nasil tanimiyorum ben bu adami. Herkes birbirini tanirdi eski Yalova'da. Ama biraz daha tasvir ederse bi ortak tanidik bulacagim:)) Erken Kaybedenler’i okuyorum şu sıralar, 25 yaşında yazdığı Behzat Ç.’den sonra Deliduman ile kendi uslubunu çoktan kazandı, Erken Kaybedenler de çok çok akıcı, içten, herşeyiyle benim en yakın arkadaşım oldu yine. Hikayem Paramparça da çok güzel. Afilli Filintalar’daki yazıları var bol bol. Benim basucu kitabim oldu desem yeridir. Sonundaki Galip İşhanı hikayesi ise çok içten, çok güzel.

Ama yazsın daha çok yazsın..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder